"buck the trend" in Turkish
Definition
Çoğu insanın uyguladığı genel eğilime uyum sağlamayıp farklı hareket etmek.
Usage Notes (Turkish)
Ekonomi, iş dünyası ya da haberlerde sıkça kullanılır. 'set a trend' ile karıştırmayın; bu yeni bir eğilim başlatmak değildir.
Examples
The company's profits buck the trend in a weak market.
Şirketin kârı zayıf bir piyasada **trende karşı geliyor**.
Her optimistic attitude bucks the trend of negativity at work.
Onun iyimser tavrı, iş yerindeki olumsuzluğa rağmen **trende karşı geliyor**.
This small village bucks the trend by growing each year.
Bu küçük köy her yıl büyüyerek **trende karşı geliyor**.
While most shops are closing, one new store bucked the trend and opened downtown.
Çoğu dükkan kapanırken, yeni bir mağaza şehir merkezinde açılarak **trende karşı geldi**.
Young people rarely read newspapers these days, but Tom really bucks the trend.
Günümüzde gençler nadiren gazete okuyor ama Tom gerçekten **trende karşı geliyor**.
If you want to succeed, sometimes you have to buck the trend and take risks.
Başarılı olmak istiyorsan bazen **trende karşı gelmeli** ve risk almalısın.