"broadens" in Turkish
Definition
Bir şeyi daha geniş veya kapsayıcı hale getirmek ya da kapsamını artırmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Sıklıkla 'bakış açısı', 'bilgi' veya 'fırsatlar'la birlikte kullanılır. Daha çok soyut kavramlar için kullanılır, fiziksel objeler için nadirdir.
Examples
Travel broadens the mind.
Seyahat, zihni **genişletir**.
Learning a new language broadens your opportunities.
Yeni bir dil öğrenmek, fırsatlarınızı **genişletir**.
This road broadens near the park.
Bu yol, parkın yanında **genişletir**.
Reading different genres really broadens my perspective on life.
Farklı türler okumak, hayata bakış açımı gerçekten **genişletiyor**.
Working abroad broadens your horizons in ways you can't imagine.
Yurtdışında çalışmak, hayal bile edemeyeceğiniz şekillerde ufkunuzu **genişletir**.
Taking on new challenges always broadens your skill set.
Yeni zorluklar üstlenmek her zaman yeteneklerinizi **genişletir**.