아무 단어나 입력하세요!

"bring forward" in Turkish

öne almakgündeme getirmek

Definition

Bir etkinliği veya tarihi daha erken bir zamana almak veya bir öneriyi tartışmaya sunmak anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Resmî ve iş ortamlarında, toplantı veya son tarihin öne alınması ya da önerilerin sunulması için kullanılır. 'Push back' (ertelemek) ile karıştırmayın.

Examples

Can we bring forward the meeting to Monday?

Toplantıyı pazartesiye **öne alabilir** miyiz?

They decided to bring forward the deadline.

Son teslim tarihini **öne almaya** karar verdiler.

Please bring forward your ideas at the meeting.

Lütfen toplantıda fikirlerinizi **gündeme getirin**.

Due to bad weather, they had to bring forward the football match.

Kötü hava nedeniyle, futbol maçını **öne almak** zorunda kaldılar.

If you have any suggestions, feel free to bring them forward.

Herhangi bir öneriniz varsa, rahatça **gündeme getirebilirsiniz**.

We're trying to bring forward the project launch so we can beat our competitors.

Rakiplerimizin önüne geçmek için proje lansmanını **öne almaya** çalışıyoruz.