"bring down on one" in Turkish
Definition
Kişinin kendi yaptığı bir hata veya davranış nedeniyle kendisine sorun, sıkıntı ya da olumsuz sonuç getirmesi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yazılı ve resmi dille kullanılır. 'Sorun', 'tehlike', 'ceza', 'dert' gibi kelimelerle birlikte görülür. 'Azaltmak' anlamındaki 'bring down' ile karıştırılmamalı.
Examples
If you lie, you may bring down trouble on yourself.
Yalan söylersen, **kendi başına bela açabilirsin**.
His actions brought punishment down on him.
Yaptığı hareketler **kendi başına ceza getirdi**.
She didn't want to bring danger down on her family.
Ailesinin **başına tehlike getirmek** istemedi.
By ignoring the warning, he brought disaster down on himself.
Uyarıyı görmezden gelerek kendisine **felaket getirdi**.
Speaking out could bring down unwanted attention on you.
Konuşmak **istenmeyen dikkati üzerine çekmene** neden olabilir.
He made enemies and brought all this trouble down on himself.
Düşmanlar edindi ve **tüm bu sorunları kendi başına getirdi**.