"bring back to life" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi yeniden hayata döndürmek ya da aktif, ilgi çekici hâle getirmek anlamına gelir. Hem gerçek (canlandırmak) hem de mecaz anlamda (örneğin gelenekleri canlandırmak) kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
İfade hem gerçek (tıbbi acil durumlar, hikâyeler) hem de mecazi (geleneği, ilgiyi canlandırmak) anlamda kullanılır. Resmi ifadelerde 'revive' kelimesiyle değiştirilebilir.
Examples
They used special medicine to bring back to life the patient.
Özel bir ilaç kullanarak hastayı **hayata döndürdüler**.
The scientist wanted to bring back to life extinct animals.
Bilim insanı, nesli tükenmiş hayvanları **hayata döndürmek** istedi.
The festival helps bring back to life old traditions.
Festival, eski gelenekleri **canlandırmaya** yardımcı olur.
The new owner managed to bring back to life the once-abandoned restaurant.
Yeni sahibi, terk edilmiş restoranı **hayata döndürmeyi** başardı.
This movie will bring back to life your love for classic adventure stories.
Bu film, klasik macera hikâyelerine olan sevginizi **yeniden canlandıracak**.
Nothing could bring back to life the team's spirit after the tough loss.
Ağır yenilgiden sonra takımın ruhunu **canlandıracak** hiçbir şey yoktu.