"bridle" in Turkish
Definition
Başlık, atı kontrol etmek için kafasına takılan kayış ve ağızlıktan oluşan bir ekipmandır. Fiil olarak, başlık takmak ya da bir duyguyu dizginlemek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Kelime özellikle binicilik ya da edebi alanlarda geçer. Fiil olarak, 'duygularını dizginlemek' gibi mecaz anlamı da vardır. 'Bridal' (gelinle ilgili) ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The horse wore a shiny bridle in the parade.
At geçit töreninde parlak bir **başlık** takmıştı.
He learned how to put the bridle on the horse.
Atın üzerine **başlık** takmayı öğrendi.
Please hold the bridle while I saddle the horse.
Ben eyer takarken lütfen **başlık** tutar mısın?
She tried to bridle her frustration but couldn't hide it from her friends.
O, hayal kırıklığını **dizginlemeye** çalıştı fakat arkadaşlarından saklayamadı.
You should bridle your anger during the meeting.
Toplantıda öfkeni **dizginlemelisin**.
The horse reared back, pulling on the bridle when it got scared.
At korkunca geri çekilip **başlığı** çekti.