"break apart" in Turkish
Definition
Bir şeyin parçalara ayrılması ya da bölünmesi; hem maddi şeyler hem de ilişkiler, gruplar gibi soyut durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ifadelerde kullanılır; hem somut nesneler hem de soyut olaylar (grup, ilişki) için geçerli. 'fall apart' ile benzer ama 'break apart' daha çok bölünme eylemini vurgular.
Examples
The old bridge started to break apart during the storm.
Eski köprü fırtınada **parçalanmaya** başladı.
If you drop the toy, it might break apart.
Oyuncağı düşürürsen **parçalanabilir**.
The ice will break apart when it gets warm.
Hava ısınınca buz **parçalanacak**.
Their friendship began to break apart after the big argument.
Büyük bir tartışmadan sonra dostlukları **ayrılmaya** başladı.
The company could break apart if the new plan fails.
Yeni plan başarısız olursa şirket **parçalanabilir**.
Don’t pull too hard or it will just break apart.
Çok çekme yoksa sadece **parçalanır**.