"break a story" in Turkish
Definition
Önemli bir olayı ilk kez haber vermek veya yayınlamak. Bu ifade genellikle gazetecilikte veya medyada kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla gazetecilikte kullanılır, ilk ve özel olmayı ima eder. 'break the news' gibi kalıplarda sıkça görülür. Fiziksel bir şeyin kırılması anlamı yoktur.
Examples
The reporter was proud to break a story about the new hospital opening.
Muhabir, yeni hastane açılışı hakkında **ilk haberi vermekten** gurur duyuyordu.
Our news team will try to break a story on the mayor's plan.
Haber ekibimiz, belediye başkanının planı hakkında **ilk haberi vermeye** çalışacak.
The TV channel wants to break a story before their competitors do.
Televizyon kanalı, rakiplerinden önce **bir haberi ilk vermek** istiyor.
She managed to break a story on government corruption that shocked everyone.
Hükümet yolsuzluğunu **ilk kez haber yaparak** herkesi şaşırttı.
If we can break a story like this, our website traffic will explode.
Böyle bir haberi **ilk olarak verirsek**, site trafiğimiz patlar.
He loves being the first to break a story and see his name all over the headlines.
Haberi **ilk olarak vermeyi** ve adını tüm başlıklarda görmeyi çok seviyor.