아무 단어나 입력하세요!

"brasses" in Turkish

bakır üflemeli çalgılarpirinçten eşyalar

Definition

‘Brasses’ genellikle trompet, trombon gibi bakır üflemeli çalgıları ifade eder; ayrıca pirinçten yapılmış süs eşyalarını da anlatabilir.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla müzik gruplarında bakır üflemeli çalgılar bölümü için çoğul olarak kullanılır; mesela 'the brasses played loudly'. Daha ender olarak süs eşyalarını belirtir.

Examples

The brasses made a loud sound at the concert.

Konserde **bakır üflemeli çalgılar** gürültülü bir şekilde çaldı.

She polished all the brasses in the house.

Evdeki tüm **pirinçten eşyaları** parlatmış.

The school band needs more brasses for the parade.

Okul bandosunun geçit töreni için daha fazla **bakır üflemeli çalgıya** ihtiyacı var.

I love how the brasses really bring energy to this song.

Bu şarkıya gerçekten enerjiyi **bakır üflemeli çalgılar** katıyor, bayılıyorum.

You can spot antique brasses at the market if you look carefully.

Dikkatli bakarsan pazarda antika **pirinçten eşyalar**ı görebilirsin.

After the rain, the brasses on the door shone beautifully.

Yağmurdan sonra kapıdaki **pirinçten eşyalar** güzelce parladı.