"braiding" in Turkish
Definition
Üç veya daha fazla saç, ip veya benzeri malzemenin birbirine geçirilerek örgü haline getirilmesi.
Usage Notes (Turkish)
En çok saç için kullanılır ama ip veya kumaşta da geçer. 'hair braiding', 'braiding technique' gibi ifadelerde kullanılır. 'Weaving' (dokuma) ile karıştırılmamalı.
Examples
She is braiding her daughter's hair.
Kızı'nın saçını **örü**yor.
Braiding ropes makes them stronger.
Halatların **örgüsü** onları daha güçlü yapar.
She learned braiding from her grandmother.
Büyükannesinden **örgü** yapmayı öğrendi.
There are hundreds of different braiding styles for hair.
Saç için yüzlerce farklı **örgü** stili var.
He's really talented at braiding friendship bracelets.
Dostluk bilekliği **örgüsünde** gerçekten yetenekli.
If you want neat braiding, keep the strands even as you work.
Düzgün bir **örgü** istiyorsan, örerken tutamları eşit tut.