"boastful" in Turkish
Definition
Başarılarını veya yeteneklerini abartılı ve rahatsız edici biçimde öven, gösteren kişi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuzdur; biri başarılarıyla çokça övündüğünde kullanılır. 'attitude', 'remarks', eleştirilerde sık geçer. 'confident' ile karıştırmayın.
Examples
He is boastful about his good grades.
İyi notlarıyla **övgü dolu** davranıyor.
Don't be boastful when you win.
Kazandığında **böbürlenen** olma.
Her boastful stories annoyed her friends.
Onun **böbürlenen** hikayeleri arkadaşlarını kızdırdı.
He tries to sound confident, but he comes across as boastful.
Kendini özgüvenli göstermeye çalışıyor ama **böbürlenen** biri gibi görünüyor.
People find boastful remarks irritating at parties.
Partilerdeki **böbürlenen** yorumlar insanları rahatsız eder.
Nobody likes a boastful attitude at work.
İş yerinde **böbürlenen** bir tavır kimsenin hoşuna gitmez.