아무 단어나 입력하세요!

"bludgeon" in Turkish

sopasopayla dövmekzorlamak

Definition

Sopa; genelde silah olarak kullanılan kalın ve ağır bir çubuk. Fiil olarak, birini ağır bir cisimle dövmek ya da zorla yaptırmak anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

İsim olarak daha çok edebi/dönemsel bir kullanımda rastlanır. Fiil olarak ise şiddet ya da psikolojik baskı ('bludgeon into submission' = boyun eğdirmek) anlatımında yaygındır.

Examples

He used a bludgeon to break the lock.

Kilit kırmak için **sopa** kullandı.

The man tried to bludgeon the thief with a stick.

Adam, sopayla hırsızı **dövmeye** çalıştı.

The villain threatened to bludgeon anyone who got in his way.

Kötü adam, yoluna çıkan herkesi **döveceğini** söyledi.

The news said the victim was bludgeoned to death.

Haberde kurbanın **öldüresiye dövüldüğü** söylendi.

He felt like he was being bludgeoned into accepting the decision.

Kararı kabul etmeye **zorlanıyormuş** gibi hissetti.

You can't just bludgeon people into agreeing with you.

İnsanları düşündüğün şeye **zorla** katıldıramazsın.