"bloodstain" in Turkish
Definition
Kanın, genellikle kumaş, zemin veya duvar gibi bir yüzeyde bıraktığı leke ya da iz.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok suç, soruşturma veya temizlik bağlamında teknik bir terimdir. 'remove a bloodstain', 'large bloodstain', 'bloodstain evidence' gibi ifadelerle kullanılır. Görülebilir kan lekelerini ifade eder, kanamanın kendisini değil.
Examples
There is a bloodstain on her shirt.
Gömleğinde bir **kan lekesi** var.
The carpet was ruined by a bloodstain.
Halı, bir **kan lekesi** yüzünden mahvoldu.
He tried to clean the bloodstain from the floor.
Yerdeki **kan lekesi**ni temizlemeye çalıştı.
Police found a small bloodstain in the hallway.
Polis, koridorda küçük bir **kan lekesi** buldu.
Over time, the old bloodstain faded but never disappeared completely.
Zaman geçtikçe eski **kan lekesi** soldu ama tamamen kaybolmadı.
There's a stubborn bloodstain on these jeans that just won't come out.
Bu kotta bir türlü çıkmayan inatçı bir **kan lekesi** var.