"bloodier" in Turkish
Definition
‘Bloodier’, başka bir şeye göre daha fazla kan veya şiddet içeren anlamına gelir. Genellikle kavga veya yaralanmaları anlatırken kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle iki olay veya durumu karşılaştırırken kullanılır ('bloodier fight', 'bloodier scene'). Daha çok yazılı anlatımlarda görülür, ‘bloody’ kelimesinin İngilizce argo takviyesinden farklıdır.
Examples
The second movie was bloodier than the first one.
İkinci film birincisinden **daha kanlı**ydı.
His shirt got bloodier after the accident.
Kaza sonrası gömleği daha **kanlı** hale geldi.
This battle was bloodier than expected.
Bu savaş beklenenden **daha kanlı** geçti.
Every season, the TV show seems to get bloodier and more intense.
Her yeni sezonda dizi **daha kanlı** ve yoğun hale geliyor.
By the end of the fight, the scene looked much bloodier than before.
Dövüş sonunda, ortam eskisine göre çok daha **kanlı** görünüyordu.
Trust me, this game gets way bloodier after level ten.
Bana güven, bu oyun onuncu seviyeden sonra çok daha **kanlı** hale geliyor.