"blessedness" in Turkish
Definition
Derin bir manevi huzur, mutluluk veya büyük bir içsel sevinç hali, genellikle ilahi bir armağan olarak kabul edilir.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime resmî, şiirsel ve özellikle dini/ruhsal metinlerde sıkça kullanılır; günlük Türkçede nadirdir. 'eternal blessedness' veya 'state of blessedness' ifadelerinde rastlanır. 'mutluluk' ya da 'kutsama' ile karıştırmayın.
Examples
They prayed for blessedness and peace.
Onlar **mutluluk** ve huzur için dua ettiler.
He found blessedness in helping others.
Başkalarına yardım ederek **mutluluk** buldu.
Many teachings speak about eternal blessedness.
Birçok öğreti kalıcı **mutluluk** hakkında konuşur.
Some people search for blessedness through meditation and reflection.
Bazı insanlar meditasyon ve düşünmeyle **mutluluk** arar.
She described her sense of blessedness after the ceremony.
Tören sonrası yaşadığı **mutluluğu** anlattı.
All he wanted was a life of quiet blessedness far from the busy city.
Tek istediği, kalabalık şehirden uzakta sakin bir **mutluluk** hayatıydı.