아무 단어나 입력하세요!

"blend together" in Turkish

birbirine karışmakbirbiriyle harmanlanmak

Definition

Farklı şeylerin bir bütün olacak şekilde karışması veya birleşmesi, artık ayrılması zor olması. Yemek, renk, ses veya fikirler için kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok tat, renk, ses ya da fikirlerin uyumlu şekilde bütünleşmesini anlatırken kullanılır. 'mix' gibi kaba değil, daha yumuşak bir birleşmeyi ifade eder.

Examples

The two colors blend together to make a new shade.

İki renk **birbirine karışarak** yeni bir ton oluşturuyor.

Stir well so all the ingredients blend together.

Tüm malzemeler **birbirine karışsın** diye iyice karıştırın.

When people from different backgrounds blend together, new ideas are created.

Farklı kökenden insanlar **birbirine karışınca**, yeni fikirler ortaya çıkar.

The spices really blend together in this curry, making it delicious.

Baharatlar bu körinin içinde gerçekten **birbiriyle harmanlanıyor**, bu da yemeği lezzetli kılıyor.

Sometimes old and new traditions blend together at festivals.

Festivalde bazen eski ve yeni gelenekler **birbirine karışır**.

Her voice and the music just blend together so well on this track.

Bu parçada sesi ve müzik gerçekten çok iyi **birbirine karışıyor**.