"blame game" in Turkish
Definition
Kişiler veya grupların çözüm bulmak yerine suçu birbirine atmaya çalıştığı durum.
Usage Notes (Turkish)
'Blame game' deyimi siyasette, medyada ya da gruplar arası anlaşmazlıklarda geçer. Suç atma eğilimini ifade eder, olumlu değildir.
Examples
They started a blame game after the project failed.
Proje başarısız olunca **suçlama oyunu** başladı.
Let's stop the blame game and find a solution.
Haydi **suçlama oyununu** bırakalım ve çözüm bulalım.
The meeting turned into a blame game quickly.
Toplantı hızlıca **suçlama oyunu**na döndü.
Politicians are playing the blame game instead of fixing the problem.
Siyasetçiler sorunu çözmek yerine **suçlama oyunu** oynuyorlar.
Whenever something goes wrong, there's always a blame game at work.
Bir şeyler ters gidince iş yerinde her zaman bir **suçlama oyunu** olur.
Don't get caught up in the blame game—focus on fixing things.
**Suçlama oyunu**na kapılma—çözüm bulmaya odaklan.