"blackened" in Turkish
kararmışyanmış
Definition
Bir şeyin yanma veya kirlenme nedeniyle siyaha yakın bir renge bürünmesi; bazen yemeklerde kasıtlı olarak dışının koyulaştırılması anlamında da kullanılır.
Examples
The toast was completely blackened.
Tost tamamen **kararmıştı**.
He cooked blackened chicken for dinner.
O, akşam yemeği için **kararmış** tavuk yaptı.
His shoes were blackened with mud.
Onun ayakkabıları çamurdan dolayı **kararmıştı**.
That old pan is so blackened from years of use.
O eski tava yıllarca kullanımdan dolayı **kararmış**.
The house had blackened walls after the fire.
Yangından sonra evin duvarları **kararmıştı**.
People love that spicy, blackened fish at the restaurant downtown.
İnsanlar şehir merkezindeki restoranda o baharatlı, **kararmış** balığı çok sever.