"blackball" in Turkish
Definition
Birinin bir gruba, kulübe veya faaliyete katılmasını gizli oylama veya başka yollarla engellemek veya reddetmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya sosyal gruplarla ilgilidir; 'was blackballed' kalıbı pasif olarak sıkça kullanılır. 'Blacklist'ten daha dar kapsamlıdır.
Examples
The club decided to blackball him after the scandal.
Kulüp, skandaldan sonra onu **dışlamaya** karar verdi.
If you speak out too much, they might blackball you.
Çok konuşursan seni **dışlayabilirler**.
He was blackballed from joining the association.
O, derneğe katılmaktan **dışlandı**.
Rumor has it he was blackballed for breaking the club’s unwritten rules.
Söylentiye göre kulübün yazılı olmayan kurallarını çiğnediği için **dışlanmış**.
She felt like the whole group tried to blackball her after the argument.
Tartışmadan sonra tüm grubun onu **dışlamaya** çalıştığını hissetti.
Getting blackballed in this industry can ruin your whole career.
Bu sektörde **dışlanmak**, bütün kariyerini mahvedebilir.