"bioluminescent" in Turkish
Definition
Kendi başına doğal olarak ışık üreten ve yayan canlıları tanımlar. Bazı balıklar, böcekler veya mantarlar gibi.
Usage Notes (Turkish)
Bilimsel ya da betimleyici durumlarda, özellikle hayvanlar için kullanılır: 'biyolüminesans özellikli denizanası' gibi. Yapay ışık için kullanılamaz.
Examples
Fireflies are bioluminescent insects.
Ateşböcekleri **biyolüminesans özellikli** böceklerdir.
The deep sea has many bioluminescent creatures.
Derin denizlerde birçok **biyolüminesans özellikli** canlı vardır.
Some mushrooms are bioluminescent and glow at night.
Bazı mantarlar **biyolüminesans özellikli** olup geceleri parlar.
The jellyfish looked amazing because it was bioluminescent in the dark water.
Denizanası, karanlık suda **biyolüminesans özellikli** olduğu için muhteşem görünüyordu.
Scientists study bioluminescent animals to learn how they make their own light.
Bilim insanları, **biyolüminesans özellikli** hayvanların kendi ışıklarını nasıl oluşturduklarını araştırıyorlar.
Imagine swimming with bioluminescent plankton lighting up the waves around you!
Etrafınızı saran dalgaları **biyolüminesans özellikli** planktonlar aydınlatırken yüzdüğünüzü hayal edin!