"bewilderment" in Turkish
Definition
Bir kişinin olanları anlamakta tamamen zorlandığı ve şaşkınlık içinde kaldığı durum. Derin bir kafa karışıklığı halidir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya edebi dilde sıkça geçer, sıradan 'karışıklıktan' daha yoğun bir şaşkınlık belirtir. Gündelik küçük karışıklıklar için kullanılmaz.
Examples
She looked at the map in bewilderment.
Haritaya **şaşkınlık** içinde baktı.
He listened in bewilderment as everyone spoke at once.
Herkes aynı anda konuşunca **şaşkınlık** içinde dinledi.
The results filled her with bewilderment.
Sonuçlar onu **şaşkınlık** ile doldurdu.
They stared at each other in total bewilderment.
Birbirlerine tamamen **şaşkınlık** içinde baktılar.
My parents' reaction was one of pure bewilderment.
Ailemin tepkisi tam bir **şaşkınlık**tı.
In his bewilderment, he forgot what to say next.
**Şaşkınlık** içinde ne söyleyeceğini unuttu.