아무 단어나 입력하세요!

"between a rock and a hard place" in Turkish

iki arada bir derede kalmakçıkmazda olmak

Definition

İki kötü veya zor seçenek arasında kalıp, çıkış yolu olmayan durumlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Bu deyim tamamen mecazidir, gündelik konuşmalarda zor durumda olunduğunu anlatmak için kullanılır, gerçek anlamı yoktur.

Examples

I'm between a rock and a hard place—I have to choose between two bad jobs.

Ben **iki arada bir derede kaldım**—iki kötü işten birini seçmem gerekiyor.

She felt between a rock and a hard place when both friends argued.

İki arkadaşı kavga edince kendini **iki arada bir derede kalmış** hissetti.

We're between a rock and a hard place—save money or fix the car.

Biz **iki arada bir derede kaldık**—ya para biriktireceğiz ya da arabayı tamir ettireceğiz.

Honestly, I'm between a rock and a hard place with this decision.

Açıkçası, bu kararda **iki arada bir derede kaldım**.

Whenever I try to help, I end up between a rock and a hard place.

Yardım etmeye çalıştıkça hep **iki arada bir derede kalıyorum**.

They're between a rock and a hard place—either pay a big fine or go to court.

Onlar **iki arada bir derede kaldılar**—ya büyük bir ceza ödeyecekler ya da mahkemeye gidecekler.