"bequest" in Turkish
Definition
Bir kişinin ölümünden sonra vasiyetinde bir başkasına bıraktığı para veya mal gibi şeylerdir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hukuki ve resmi bağlamlarda, vasiyetler konusunda kullanılır. 'make a bequest' (vasiyetle bırakmak), 'receive a bequest' (vasiyetle almak) şeklinde geçer. Sıradan miras veya hediyeler için kullanılmaz.
Examples
My grandmother left me a bequest in her will.
Büyükannem vasiyetinde bana bir **vasiyet** bıraktı.
The museum received a large bequest from a local family.
Müze, yerel bir aileden büyük bir **vasiyet** aldı.
John used his bequest to buy a new house.
John, **vasiyet** ile yeni bir ev aldı.
She was surprised to find out about the bequest after her uncle passed away.
Amcası öldükten sonra **vasiyet**'ten haberdar olup şaşırdı.
The lawyer explained the details of the bequest to the family.
Avukat, ailenin **vasiyet** detaylarını açıkladı.
Thanks to a generous bequest, the university was able to build a new library.
Cömert bir **vasiyet** sayesinde üniversite yeni bir kütüphane inşa edebildi.