"beneficent" in Turkish
Definition
Başkalarına iyilik yapan ve yardım eden, özellikle cömert veya hayırsever olan kişiyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
'Beneficent' resmi ve edebi bir terimdir. Genellikle hayırseverlik veya iyilik hakkında konuşulurken kullanılır. Sadece iyi niyeti değil, eylemi de vurgular.
Examples
The beneficent woman gave food to the poor.
**Hayırsever** kadın yoksullara yiyecek verdi.
The king was known for his beneficent rule.
Kral, **hayırsever** yönetimiyle tanınıyordu.
Many people appreciate her beneficent actions.
Birçok insan onun **hayırsever** davranışlarını takdir ediyor.
He had a beneficent influence on everyone he met.
Görüştüğü herkese **hayırsever** bir etki yaptı.
We need more beneficent organizations in our community.
Toplumumuzda daha fazla **hayırsever** kuruluşa ihtiyacımız var.
Her beneficent smile made everyone feel at ease.
Onun **hayırsever** gülümsemesi herkesi rahat hissettirdi.