"belles" in Turkish
Definition
Toplum içinde, özellikle davetlerde ve tarihî ortamlarda güzelliği ve çekiciliğiyle dikkat çeken kadınlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok eski dönemlerde veya resmi, edebî ortamlarda kullanılır. 'southern belle' Amerikan Güney’inin geleneksel güzel kadınlarını tanımlar.
Examples
At the dance, all eyes were on the two belles of the evening.
Dansda tüm gözler gecenin iki **güzel kadınına** çevrilmişti.
The town's belles wore colorful dresses to the festival.
Kasabanın **güzel kadınları** festivale renkli elbiselerle katıldı.
She was known as one of the belles of her college class.
O, okulun en **güzel kadınlarından** biri olarak tanınıyordu.
Back in the day, my grandmother and her friends were the true belles of every party.
Eskiden büyükannem ve arkadaşları her partinin gerçek **güzel kadınları**ydı.
The debutantes quickly became the belles of the local social scene.
Debütanlar kısa sürede yerel sosyal çevrenin **güzelleri** oldular.
You could spot the belles instantly—they just lit up the room with their energy.
**Güzel kadınları** hemen tanıyabilirdiniz—enerjileriyle ortamı aydınlatırlardı.