"belittling" in Turkish
Definition
Birini ya da bir şeyi önemsizmiş gibi gösteren söz veya davranış.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'belittling remarks', 'belittling behavior' gibi ifadelerde kullanılır; eleştiriden ziyade küçümseme ve değersiz hissettirme anlamı taşır.
Examples
Her belittling comments made him feel sad.
Onun **küçümseyici** yorumları onu üzdü.
He used a belittling tone when talking to his sister.
Kız kardeşiyle konuşurken **küçümseyici** bir ton kullandı.
Avoid belittling others, even as a joke.
Şaka bile olsa başkalarını **küçümsemekten** kaçının.
She felt his belittling attitude was holding her back at work.
Onun **küçümseyici** tavrının işte kendisini geride tuttuğunu düşündü.
There's no need for belittling criticism—offer helpful advice instead.
**Küçümseyici** eleştiriye gerek yok—faydalı tavsiye verin.
His constant belittling really got under my skin after a while.
Onun sürekli **küçümseyici** tavırları bir süre sonra beni rahatsız etmeye başladı.