"becalmed" in Turkish
Definition
Bir geminin rüzgar olmadığında hareket edememesi durumu; ayrıca çok sakin ve hareketsiz olmayı da anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok denizcilikte ya da edebi ifadelerde kullanılır. Günlük konuşmalarda çok geçmez. 'The ship was becalmed', rüzgar olmadığı için hareket edemeyen gemiyi anlatır.
Examples
The ship was becalmed for two days.
Gemi iki gün boyunca **rüzgarsız** kaldı.
Without wind, the yacht was becalmed.
Rüzgar olmadan yat **rüzgarsız** kaldı.
During the voyage, we became becalmed far from land.
Yolculuk sırasında, karadan uzakta **rüzgarsız** kaldık.
He looked out at the water, feeling as becalmed as the sea itself.
O, suya bakarak kendisini deniz kadar **sakinleşmiş** hissetti.
After the storm, the lake was completely becalmed.
Fırtınadan sonra, göl tamamen **sakinleşmişti**.
They drifted, becalmed and waiting for any sign of wind.
Onlar sürükleniyordu, **rüzgarsız** bir şekilde rüzgar belirtisi bekliyorlardı.