아무 단어나 입력하세요!

"beat the clock" in Turkish

zamanla yarışmaksüre dolmadan bitirmek

Definition

Bir işi belirlenen süreden önce veya zaman dolmadan tamamlamak.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik konuşmada, iş, okul veya yarışma gibi süresi olan durumlarda kullanılır. 'try to beat the clock', 'managed to beat the clock' gibi kalıplarla sık geçer. Her zaman bir aciliyet ve süre baskısı vardır.

Examples

We finished the test early and beat the clock.

Testi erken bitirdik ve **zamanla yarıştık**.

Try to beat the clock and finish your homework before dinner.

Yemekten önce ödevini bitirmek için **zamanla yarışmaya** çalış.

He ran fast to beat the clock in the race.

Yarışta **zamanla yarışmak** için hızlı koştu.

If we hurry, we can beat the clock and catch the last train.

Eğer acele edersek, **zamanla yarışır** ve son trene yetişebiliriz.

She had to beat the clock to submit her assignment before midnight.

Gece yarısından önce ödevini teslim etmek için **zamanla yarışmak** zorundaydı.

We barely beat the clock, but at least our project is done!

Zar zor **zamanla yarıştık**, ama en azından projemiz bitti!