아무 단어나 입력하세요!

"bankrupting" in Turkish

iflas ettirmek

Definition

Bir kişi, işletme veya kuruluşun parasız kalıp borçlarını ödeyemez hale gelmesini sağlamak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya iş ortamında kullanılır ve tamamen iflas ettirmeyi belirtir; küçük maddi sıkıntıları değil, tam mali çöküşü anlatır.

Examples

The new tax is bankrupting many small shops.

Yeni vergi birçok küçük dükkanı **iflas ettiriyor**.

He is bankrupting himself by gambling every weekend.

O, her hafta kumar oynayarak kendisini **iflas ettiriyor**.

That bad investment is bankrupting the company.

O kötü yatırım şirketi **iflas ettiriyor**.

All these fees are bankrupting us!

Tüm bu ücretler bizi **iflas ettiriyor**!

That lawsuit ended up bankrupting their business.

O dava sonunda işlerini **iflas ettirdi**.

Rising costs are slowly bankrupting local farmers.

Artan maliyetler yavaşça yerel çiftçileri **iflas ettiriyor**.