아무 단어나 입력하세요!

"balling" in Korean

공처럼 만들다사치스럽게 살다 (속어)

Definition

Bir şeyi top şeklinde yapmak veya argo olarak çok lüks, gösterişli bir hayat yaşamak.

Usage Notes (Korean)

Kelime normalde nötrdür; argo anlamı resmi yazışmalarda kullanılmaz, hip-hop kültüründe yaygındır. 'Bawling' (yüksek sesle ağlamak) ile karıştırmayın.

Examples

She is balling pieces of dough to make cookies.

O, kurabiye yapmak için hamuru **yuvarlıyor**.

Tyler was balling up the paper and throwing it away.

Tyler kağıdı **top haline getirip** çöpe atıyordu.

The cat is balling up on the sofa to sleep.

Kedi uyumak için kanepede **yuvarlanıyor**.

Ever since he got rich, he's been balling with flashy cars and designer clothes.

Zengin olduğundan beri gösterişli arabalar ve tasarım kıyafetlerle **lüks bir hayat sürüyor**.

We're just out here balling tonight—VIP tables and all!

Bu gece sadece **lüks yaşıyoruz** — VIP masalar falan!

He went from broke to really balling in just two years.

O, sadece iki yılda fakirken gerçekten **lüks yaşayan** birine dönüştü.