아무 단어나 입력하세요!

"balance out" in Turkish

dengelemek

Definition

İki veya daha fazla şey arasındaki farkı azaltmak veya ortadan kaldırmak için onları değiştirmek ya da birleştirmek.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik dilde sık kullanılır. Genellikle miktar, duygu veya niteliklerdeki farkı azaltmakla ilgilidir.

Examples

We need more players to balance out the teams.

Takımları **dengelemek** için daha fazla oyuncuya ihtiyacımız var.

The sweetness of the fruit helps balance out the sour taste.

Meyvenin tatlılığı, ekşi tadı **dengelemeye** yardımcı olur.

The two expenses will balance out at the end of the month.

İki gider ay sonunda **dengeye gelecek**.

If you exercise more, you can balance out eating a bit of junk food.

Daha fazla egzersiz yaparsan, biraz abur cubur yemeyi **dengeleyebilirsin**.

Her kindness really balances out her strictness at work.

Onun kibarlığı, işyerindeki sertliğini gerçekten **dengeleyip** duruyor.

Don’t worry about the hot weather—it’ll balance out once the sun goes down.

Sıcak hava için endişelenme—güneş batınca her şey **dengelenir**.