"availed" in Turkish
Definition
Bir fırsat, imkan veya yardımdan faydalanmak ya da bunları kullanmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve yazılı dilde kullanılır. 'avail oneself of' gibi yapılarla fırsat veya haklardan yararlanmak anlamındadır; gündelik konuşmada kullanılmaz.
Examples
She availed herself of the extra help offered by her teacher.
Öğretmeninin sunduğu ek yardımdan **faydalandı**.
Many guests availed themselves of the free breakfast at the hotel.
Birçok misafir oteldeki ücretsiz kahvaltıdan **faydalandı**.
He availed himself of every opportunity to improve his English.
İngilizcesini geliştirmek için her fırsattan **faydalandı**.
They availed themselves of the early check-in to rest before the conference.
Konferanstan önce dinlenmek için erken girişten **faydalandılar**.
Few people availed themselves of the online resources the library provided.
Kütüphanenin sunduğu çevrimiçi kaynaklardan **faydalanan** kişi azdı.
When offered a ride home, she gladly availed herself of it.
Evine bırakılma teklifi edildiğinde, bundan memnuniyetle **faydalandı**.