"authoritarian" in Turkish
Definition
Sıkı itaat bekleyen, bireysel özgürlüğe izin vermeyen ve güçlü kontrol uygulayan kişi veya sistem içindir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle siyasi sistemler veya yönetim şekilleri için kullanılır. Ebeveyn, öğretmen ya da patron için de söylenebilir. Olumsuz bir anlam taşır, özgürlük eksikliğine vurgu yapar. 'Authoritative' ile karıştırmayın.
Examples
The teacher was very authoritarian in the classroom.
Öğretmen sınıfta çok **otoriter** davrandı.
Some countries have authoritarian governments.
Bazı ülkelerde **otoriter** hükümetler var.
Her authoritarian father never let her go out alone.
Onun **otoriter** babası asla onun yalnız dışarı çıkmasına izin vermezdi.
The company culture was so authoritarian that employees were afraid to speak up.
Şirketin kültürü o kadar **otoriter**di ki çalışanlar fikirlerini söylemeye çekiniyordu.
I don’t like authoritarian leaders who don’t listen to their team.
Takımını dinlemeyen **otoriter** liderleri sevmiyorum.
Growing up in an authoritarian household really shaped his personality.
**Otoriter** bir evde büyümek onun kişiliğini çok etkiledi.