"attenuate" in Turkish
Definition
Bir şeyi daha zayıf, daha az şiddetli veya daha az yoğun hale getirmek. Genellikle ses, ışık, etki veya virüsler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘attenuate’ resmi ve özellikle bilimsel, tıbbi ve teknik yazılarda kullanılır. 'attenuate the effect', 'attenuated virus', 'attenuated signal' gibi kalıplarla sıkça görülür. İnsanlar için kullanılmaz, sadece etkiler veya maddeler içindir.
Examples
We need to attenuate the noise in this room.
Bu odadaki gürültüyü **zayıflatmamız** gerekiyor.
The drug will attenuate the pain.
İlaç, ağrıyı **hafifletecek**.
Scientists use special filters to attenuate light.
Bilim insanları ışığı **zayıflatmak** için özel filtreler kullanır.
The vaccine contains an attenuated form of the virus that cannot cause disease.
Aşı, hastalık yapamayan **zayıflatılmış** bir virüs formu içerir.
Distance can attenuate the strength of a Wi-Fi signal.
Mesafe, Wi-Fi sinyalinin gücünü **zayıflatabilir**.
To attenuate the risk of infection, always wash your hands thoroughly.
Enfeksiyon riskini **azaltmak** için her zaman ellerinizi iyice yıkayın.