"at loose ends" in Turkish
Definition
Herhangi bir şeyle meşgul olmayan ve ne yapacağını bilemeyen kişiyi anlatır. Amaçsızlık veya can sıkıntısı hissedildiğinde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok gündelik konuşmalarda, canı sıkılan veya bir süreliğine boşta kalan kişileri anlatırken kullanılır. Büyük hayat sorunları için değil, günlük amaçsızlık veya plansızlık için uygundur.
Examples
I’m at loose ends this weekend and don’t know what to do.
Bu hafta sonu **ne yapacağımı bilmez haldeyim**, ne yapacağımı bilmiyorum.
After graduating, she found herself at loose ends.
Mezun olduktan sonra kendisini **boşta** buldu.
He always feels at loose ends during holidays.
Tatil günlerinde o her zaman **ne yapacağını bilmez halde** hissediyor.
Let me know if you’re at loose ends—we could grab coffee.
Eğer **boştaysan**, haber ver—birlikte kahve içebiliriz.
I hate being at loose ends; I need something to keep me busy.
**Ne yapacağımı bilmez halde** olmak nefret ediyorum; meşgul edecek bir şey olmalı.
After the project ended, our whole team was at loose ends for a while.
Proje bittikten sonra, tüm ekibimiz bir süre **boşta kaldı**.