아무 단어나 입력하세요!

"ascertain from" in Turkish

...dan belirlemek...dan tespit etmek

Definition

Bilgi, kanıt veya belirli bir kaynağa dayanarak bir şeyi öğrenmek veya doğrulamak.

Usage Notes (Turkish)

Resmî ve akademik bir ifadedir; genellikle bilgi, kanıt veya raporlarla birlikte kullanılır. Günlük konuşmada nadiren görülür. 'Assume' (varsaymak) ile karıştırılmamalı; burada bilgiye dayanır.

Examples

We can ascertain from these documents that the sale was legal.

Bu belgelerden satışın yasal olduğunu **belirleyebiliriz**.

The police tried to ascertain from witnesses what happened.

Polis tanıklardan ne olduğunu **belirlemeye çalıştı**.

It is hard to ascertain from these numbers if the company made a profit.

Bu rakamlardan şirketin kâr ettiğini **belirlemek** zor.

Can you ascertain from her tone if she's upset?

Onun tonundan üzgün olup olmadığını **belirleyebilir misin**?

We couldn’t ascertain from his message whether he would attend the meeting.

Mesajından toplantıya katılıp katılmayacağını **belirleyemedik**.

From his expression, I could ascertain he wasn’t happy, even if he didn’t say so.

İfadesinden, söylemese de mutlu olmadığını **anlayabildim**.