"armoury" in Turkish
Definition
Silahların ve askeri ekipmanların saklandığı yer. Ayrıca belirli bir amaç için kullanılan kaynak veya ekipman topluluğu anlamında da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok askeri ve resmi ortamlarda geçer. Metaforik olarak, 'an armoury of arguments' gibi ifadelerde de kullanılır. Günlük dilde nadir kullanılır.
Examples
The soldiers stored their weapons in the armoury.
Askerler silahlarını **silah deposu**nda sakladı.
The armoury was locked at night for security.
Güvenlik nedeniyle **silah deposu** gece kilitlenirdi.
The castle had a large armoury filled with swords and shields.
Kaledeki **cephanelik** kılıç ve kalkanlarla doluydu.
He’s building up an armoury of skills for his new job.
O, yeni işi için bir **silah deposu** dolusu beceri biriktiriyor.
Our local museum just opened a medieval armoury exhibit.
Yerel müzemizde yeni bir ortaçağ **cephanelik** sergisi açıldı.
Before the mission, the team met at the armoury to prepare.
Görev öncesi ekip hazırlık için **silah deposu**nda buluştu.