"apprising" in Turkish
Definition
Bir kişiye özellikle resmi ya da iş ortamında bilgi vermek.
Usage Notes (Turkish)
'Bilgilendirmek' kelimesi daha çok resmi yazışma veya iş ortamında kullanılır; gündelik konuşmalarda daha basit ifadeler tercih edilir.
Examples
She is apprising her manager of the latest updates.
O, müdürünü son gelişmelerden **bilgilendiriyor**.
They are apprising all employees about the policy changes.
Tüm çalışanları politika değişiklikleri hakkında **bilgilendiriyorlar**.
I am apprising my team of the meeting schedule.
Takımıma toplantı takvimini **bildiriyorum**.
We’re constantly apprising clients of any project delays to keep them in the loop.
Projede yaşanan gecikmeleri sürekli olarak müşterilere **bildiriyoruz** ki, onlar her zaman haberdar olsun.
Thanks for apprising me of the situation so quickly.
Durumdan beni bu kadar hızlı **haberdar ettiğiniz** için teşekkürler.
He’s in charge of apprising the board about any crucial developments.
Kurulun önemli gelişmelerden **haberdar edilmesinden** sorumlu.