"antitrust" in Turkish
Definition
Şirketlerin aşırı güçlenmesini veya tekelleşmesini önlemek için uygulanan yasa ya da faaliyetlerle ilgili bir terimdir, piyasaların açık ve rekabetçi kalmasını sağlamayı amaçlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hukuki, ticari ve ekonomik alanlarda kullanılır. 'Antitröst yasaları', 'antitröst davası' gibi ifadelerle sık karşılaşılır. Tekelleşmeye ve haksız rekabete karşı düzenlemeler ifade edilir.
Examples
The government passed an antitrust law to protect consumers.
Hükümet, tüketicileri korumak için bir **antitröst** yasası çıkardı.
Many countries have antitrust agencies that watch large companies.
Birçok ülkede büyük şirketleri denetleyen **antitröst** kurumları vardır.
The company was investigated for breaking antitrust rules.
Şirket, **antitröst** kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle soruşturuldu.
After the merger, critics worried it might trigger an antitrust case.
Birleşme sonrasında eleştirmenler bunun bir **antitröst** davasını tetikleyebileceğinden endişelendi.
Tech giants often face antitrust investigations about their market power.
Teknoloji devleri genellikle pazar güçleriyle ilgili **antitröst** soruşturmalarla karşı karşıya kalır.
Lawyers debated whether the deal violated antitrust guidelines.
Avukatlar anlaşmanın **antitröst** kurallarını ihlal edip etmediğini tartıştı.