"an advantage over" in Turkish
Definition
Sizi başka birine veya şeye göre daha başarılı veya güçlü kılan bir durum.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle karşılaştırma veya rekabette kullanılır. 'take advantage of' ifadesiyle karıştırmayın. Mutlaka karşıda kimin olduğu belirtilir.
Examples
He has an advantage over his classmates because he speaks two languages.
İki dil konuşabildiği için, sınıf arkadaşlarına karşı **avantajı** var.
This new phone gives users an advantage over older models.
Bu yeni telefon, kullanıcılara eski modellere karşı **avantaj** sağlıyor.
Having a good memory is an advantage over your competitors.
İyi bir hafızaya sahip olmak, rakiplerinize karşı **üstünlük** sağlar.
With her years of experience, she definitely has an advantage over other applicants.
Yılların tecrübesiyle kesinlikle diğer başvuru sahiplerine karşı **avantaja** sahip.
Technology gives small businesses an advantage over bigger ones sometimes.
Teknoloji bazen küçük işletmelere büyük olanlara karşı **avantaj** sağlar.
If you start early, you'll have an advantage over everyone else in the test.
Erken başlarsanız, sınavda herkesin önünde **avantajınız** olur.