"allot" in Turkish
Definition
Bir şeyi, örneğin zaman, para veya görevleri belirli kişilere ya da amaçlara paylaştırmak veya ayırmak.
Usage Notes (Turkish)
'allot' daha çok resmi ve iş ortamlarında kullanılır: 'allot time', 'allot money'. 'allow' (izin vermek) ile karıştırılmamalıdır. İsim hali 'allotment'.
Examples
The teacher will allot ten minutes for the test.
Öğretmen sınav için on dakika **tahsis edecek**.
Each worker was allotted three tasks.
Her çalışana üç görev **tahsis edildi**.
They allotted enough money for the trip.
Seyahat için yeterli miktarda para **tahsis ettiler**.
How much time did your boss allot for lunch breaks?
Patronun öğle yemeği molasına ne kadar süre **tahsis etti**?
We need to allot our budget carefully this year.
Bu yıl bütçemizi dikkatli **paylaştırmamız** gerekiyor.
He tried to allot equal duties to everyone, but it wasn’t easy.
Herkese eşit görev **paylaştırmaya** çalıştı ama bu kolay değildi.