아무 단어나 입력하세요!

"allay" in Turkish

yatıştırmakhafifletmek

Definition

Korku, endişe veya acı gibi duyguları hafifletmek ya da daha az şiddetli hale getirmek.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok korku, endişe gibi soyut duygular için kullanılır. Günlük konuşmada 'sakinleştirmek', 'azaltmak' daha yaygındır; nesneler için kullanılmaz.

Examples

The medicine helped allay his pain.

İlaç, onun ağrısını **hafifletmeye** yardımcı oldu.

She spoke to allay the children's fears.

Çocukların korkularını **yatıştırmak** için konuştu.

A warm drink can sometimes allay anxiety.

Sıcak bir içecek bazen kaygıyı **hafifletebilir**.

The government tried to allay public concerns about the new law.

Hükümet, yeni yasa hakkında halkın endişelerini **yatıştırmaya** çalıştı.

His explanation did little to allay her doubts.

Onun açıklaması, onun şüphelerini pek **hafifletmedi**.

We need to allay any fears before starting the project.

Projeye başlamadan önce herhangi bir korkuyu **hafifletmemiz** gerekiyor.