"agonizing" in Turkish
Definition
Fiziksel veya duygusal olarak aşırı acı veren ya da büyük stres yaratan bir durum.
Usage Notes (Turkish)
Hem 'agonizing pain' gibi fiziksel acılar hem de 'an agonizing wait' gibi zorlayıcı duygusal durumlar için kullanılır; yoğun ıstırap ve stres belirtisidir.
Examples
He was in agonizing pain after the accident.
Kazadan sonra **dayanılmaz** bir acı içindeydi.
She faced an agonizing decision between her career and her family.
Kariyeriyle ailesi arasında **acı verici** bir karar vermek zorunda kaldı.
The agonizing wait for the test results seemed endless.
Test sonuçlarını beklemek **dayanılmaz** derecede uzun geliyordu.
It's agonizing to watch someone you love go through such hard times.
Sevdiğin birinin bu kadar zor zamanlar geçirmesini izlemek **dayanılmaz**.
Choosing between the two offers was an agonizing process for him.
İki teklif arasında seçim yapmak onun için **acı verici** bir süreçti.
Waiting for the phone to ring was absolutely agonizing.
Telefonun çalmasını beklemek gerçekten **dayanılmaz**dı.