"agonies" in Turkish
Definition
Çok yoğun fiziksel veya duygusal acı ve ıstırap; genellikle birden fazla kez veya türde yaşanan büyük sıkıntılar.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi veya resmi anlatımlarda, dayanılmaz acılar veya büyük ıstıraplar için kullanılır. Hafif ağrılarda tercih edilmez.
Examples
He suffered many agonies during his illness.
Hastalığı sırasında birçok **ıstırap** çekti.
The soldiers went through terrible agonies.
Askerler korkunç **acı**lardan geçti.
She remembers the emotional agonies of that year.
O yılın duygusal **acı**larını hatırlıyor.
I can't imagine the agonies he must have felt after the accident.
Kaza sonrası yaşadığı **acı**ları hayal edemem.
Artists sometimes channel their agonies into powerful creations.
Sanatçılar bazen **acı**larını güçlü eserlere dönüştürür.
Through all life's agonies, she remained hopeful.
Hayatın tüm **acı**larına rağmen, umutlu kaldı.