"agitators" in Turkish
Definition
Kamuoyunu kışkırtıp başkalarını protestoya veya isyana teşvik eden kişilerdir. Ayrıca, makinelerdeki karıştırıcı parça anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Kişi anlamında genellikle olumsuz bir çağrışıma sahiptir; teknik kullanımda ise bu anlam yoktur. 'Siyasi kışkırtıcı' gibi ifadelerle çok kullanılır.
Examples
The police arrested several agitators at the protest.
Polis, protestoda birkaç **kışkırtıcıyı** tutukladı.
Some washing machines have powerful agitators inside.
Bazı çamaşır makinelerinde güçlü **karıştırıcılar** bulunur.
The teacher warned the class about a group of agitators online.
Öğretmen, sınıfı çevrim içi bir grup **kışkırtıcı** konusunda uyardı.
There are always agitators looking to start trouble at big events.
Büyük etkinliklerde her zaman sorun çıkarmak isteyen **kışkırtıcılar** bulunur.
The factory’s agitators mix chemicals for the production line.
Fabrikanın **karıştırıcıları** üretim hattı için kimyasalları karıştırır.
Some people see social media influencers as modern agitators.
Bazı insanlar sosyal medya influencer'larını modern **kışkırtıcılar** olarak görüyor.