아무 단어나 입력하세요!

"aggravates" in Turkish

kötüleştirmekağırlaştırmak

Definition

Bir sorun, durum veya duyguyu daha kötü ya da daha ciddi hale getirir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya yarı resmi dilde, tıbbi, yasal veya teknik alanlarda kullanılır. 'Kızdırmak' anlamında kullanılmaz.

Examples

Loud noise aggravates my headache.

Yüksek ses baş ağrımı **kötüleştiriyor**.

Smoking aggravates lung problems.

Sigara içmek akciğer problemlerini **kötüleştirir**.

Cold weather aggravates her arthritis.

Soğuk hava onun artritini **ağırlaştırır**.

Stress only aggravates the situation, so try to relax.

Stres sadece durumu **kötüleştirir**, bu yüzden rahatlamaya çalış.

Her comments just aggravate the argument.

Onun yorumları tartışmayı sadece **kötüleştiriyor**.

Doing nothing aggravates the problem even more.

Hiçbir şey yapmamak sorunu daha da **kötüleştirir**.