"aggravate" in Turkish
Definition
Kötü bir durumu, problemi veya duyguyu daha da kötü hale getirmek anlamına gelir. Gayriresmî olarak birini sinirlendirmek için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'aggravate a problem' ve 'aggravate symptoms' gibi kalıplarla sıkça kullanılır, olumlu durumlar için kullanılmaz. Gayriresmî olarak birini sinirlendirmek anlamı da vardır. 'irritate' yalnızca sinirlendirmek anlamında kullanılır.
Examples
Smoking can aggravate your cough.
Sigara içmek öksürüğünü daha da **kötüleştirebilir**.
Loud noises aggravate her headache.
Yüksek sesler onun baş ağrısını **kötüleştiriyor**.
The storm may aggravate the flooding.
Fırtına, seli daha da **kötüleştirebilir**.
Don't say that to him—it will only aggravate the situation.
Ona bunu söyleme—sadece durumu **kötüleştirecek**.
His constant complaining really aggravates me.
Sürekli şikayet etmesi beni gerçekten **sinirlendiriyor**.
Trying to fix it without help might just aggravate the problem.
Yardımsız düzeltmeye çalışmak sorunu sadece **kötüleştirebilir**.