"aficionado" in Turkish
Definition
Belirli bir alan veya hobi konusunda çok tutkulu ve bilgili olan kişi.
Usage Notes (Turkish)
'wine aficionado', 'jazz aficionado' gibi aktivitelerle birlikte kullanılır. 'fan' veya 'hayran'dan daha ciddi bir tutku ve bilgi birikimi olduğunu gösterir.
Examples
He is a aficionado of classical music.
O, klasik müzik **meraklısı**dır.
My uncle is a wine aficionado.
Amcam bir şarap **meraklısı**dır.
She became a aficionado of Japanese literature.
Japon edebiyatı **meraklısı** oldu.
You can always spot a true aficionado by how much they know.
Gerçek bir **meraklıyı** ne kadar bildiğinden hemen anlarsınız.
Jazz aficionados love talking about their favorite records.
Caz **meraklıları** favori plakları hakkında konuşmayı sever.
If you're a coffee aficionado, this new cafe is a must-visit.
Kahve **meraklısı**ysanız bu yeni kafe kesinlikle ziyaret edilmeli.