"affluence" in Turkish
Definition
Zenginlik, çok fazla para, mal veya maddi olanaklara sahip olma halidir; genellikle bolluk ve konforun bulunduğu durumları ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve yazılı dilde kullanılır, özellikle toplumlar veya grupların zenginliğini anlatırken tercih edilir. 'influence' ile karıştırmayın.
Examples
Many people dream of living in affluence.
Birçok insan **zenginlik** içinde yaşamayı hayal eder.
The city is known for its affluence and luxury.
Şehir, **zenginlik** ve lüksüyle bilinir.
His family rose to affluence after starting the business.
Ailesi iş kurduktan sonra **zenginlik** kazandı.
Compared to the neighboring town, there's a clear sense of affluence here.
Yan kasabayla karşılaştırıldığında burada belirgin bir **zenginlik** hissi var.
The rapid affluence of the area surprised everyone.
Bölgedeki hızlı **zenginlik** herkesi şaşırttı.
He never let his affluence change who he was.
O, **zenginliğinin** kendisini değiştirmesine asla izin vermedi.