"advise on" in Turkish
Definition
Birine belirli bir konu veya sorun hakkında öneriler veya tavsiyeler vermek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve profesyonel ortamlarda kullanılır, ardından konu gelir: "advise on investments". Sadece "advise" ile karıştırmayın; "on" varsa konu belirtilir.
Examples
She was asked to advise on the new marketing plan.
Ondan yeni pazarlama planı hakkında **tavsiye vermesi** istendi.
Can you advise on the best way to fix this problem?
Bu sorunun en iyi nasıl çözüleceği hakkında **tavsiye verebilir misin?**
Our lawyer will advise on the contract details.
Avukatımız sözleşme detayları hakkında **tavsiye verecek**.
I asked my doctor to advise on my diet before starting a new workout plan.
Yeni bir antrenman planına başlamadan önce diyetim hakkında doktorumdan **tavsiye istedim**.
Could you advise on which software is best for editing videos?
Video düzenleme için en iyi yazılım konusunda **tavsiye verebilir misin?**
They often bring in experts to advise on complex technical issues.
Genellikle karmaşık teknik konularda **tavsiye vermesi** için uzmanları davet ederler.